MENÜ
İzmir 16°
Gündem Çeşme
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Politika
30 Mayıs 2026 Cumartesi 16:31

"Mazbatasız bir başkan istiyorlar!"

CHP Lideri Özgür Özel, Ankara Güvenpark'ta onbinlere yaptığı konuşmada 'Kurultay' vurgusu yaptı. Kalabalığın 'Hain Kemal' sloganları eşliğinde konuşmasını sürdüren Özel, " Cumhuriyet Halk Partisi atama kabul etmez" dedi.

CHP Lideri Özgür Özel konuşmasına devam etti:

 Biz bu müesses nizamın çarkına iki yerde çomak soktuk. Birincisi; bu düzende, Türkiye'de seçimle genel başkan değişmez, "Atatürk kalksa gelse bu delege düzeniyle genel başkanı değiştiremez" denilen yerde, Atatürk'ün kendini değil fikrini, mücadelesini, onun azmini sahiplenenler Cumhuriyet Halk Partisi'nde kurultayı kazandılar! :

İkincisi; "AK Parti yenilemez, 13 sefer seçim oldu hep Tayyip Erdoğan kazandı, AK Parti yenilmezdir" diyenlere karşı Cumhuriyet Halk Partisi, hep birlikte, bütün demokratlarla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi'ni yendik ve müesses nizamın tekerine çomak soktuk!

Şimdi buradan açıkça ifade ediyoruz: Kimse bu milleti de, bu devleti de küçük görmesin. Bu milleti emir eri sanmasın. Bu devleti partisinin düzeni sanmasın. Bu millet de, bu devlet de Türkiye'nin kurucu partisine sahip çıktı, bundan sonra da çıkacaktır! Bugün, bugün burada partimize yapılan 21 Mayıs darbesinden sonra, 24 Mayıs günü partiye yapılan vicdansız saldırıdan sonra bugün buraya gelenler, "tarihin doğru tarafında duruyorlar" demek kifayetsizdir. "Bugün bu meydana gelenler tarihte yerini alacak" demek kifayetsizdir. Bugün bu meydan tarihi yazmaya gelmiştir, tarihi yazmaya gelmiştir!

"BU MEYDANIN KÜSURATI GENEL MERKEZDE YOK"

Türkiye’nin dört bir yanından toplama, Türkiye’nin dört bir yanından toplama bir kitleye, parti emekçilerini zorlayarak bahçeye indirmeye rağmen bu meydanın, bu meydanın küsuratı bile orada yoktu. Bu meydan tarihin ta kendisidir! Buradan açıkça söylüyorum, açıkça söylüyorum: mazbatasız genel başkan istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz! Mahkemenin, Tayyip Erdoğan’ın kurduğu yargı kollarının talimatıyla, dünya hukuk tarihinde olmayan, Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak kazınan butlan kararı kimseye genel başkanlık meşruiyeti vermez.

"MAZBATASIZ GENEL BAŞKAN OLMAZ"

Yargının butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne mazbatasız bir genel başkan olmaz, yakışmaz, oturamaz! Buradan bir kez daha, dilimizde tüy bitene kadar söyledik, son nefesime kadar da söyleyeceğim: Gerçekten bu ülkeyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin, bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır!

"HANGİ DELEGE İSTİYORSA ONUNLA..."

Buradan açıkça sesleniyorum: Hangi delegeyle istiyorsanız; son delegeyle, önceki delegeyle, daha önceki delegeyle... Hangi delegeyle istiyorsanız, derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun. Cumhuriyet Halk Partisi atama kabul etmez! Gördünüz, bütün il başkanlarımız burada, hoş gelmişler. Seçilmiş ilçe başkanları, seçilmiş il başkanları, belediye başkanları, üyeler... Kimse butlan istemiyor, bir atanmışı istemiyor. Türkiye’nin demokrasisinin teminatı bu partidir, derhal kurultayını istiyor! Buradan sizin huzurunuzda söylüyorum; benim, benim bu partiyi nasıl yöneteceğimi taahhüt ettiğim kırmızı kitapta Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın ve Cumhurbaşkanı adayının tüm üyelerimizin oyuyla seçilmesi gerektiğini söylemiştik. Geçen sene 23 Mart’ta ilk sözümüzü tuttuk, Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirledik.

"HİÇBİR BAHANEYE SIĞINMADAN..."

Hiçbir bahaneye sığınmadan şimdi bir kez daha söylüyorum: Ben her delegeyle yarışa varım. Ancak kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine sandık koyalım. 2 milyon üyeyi çağıralım, genel başkanlığın kim olacağına 2 milyon Cumhuriyet Halk Partili karar versin. O sandıktan kim çıkarsa, o sandıktan kim çıkarsa, resmi kurultaya o kişinin genel başkan adaylığında gidelim. Yani hem kurultaydan korkmuyorum ama gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm sözdür! Eğer, eğer Manisa’da 2015 ön seçiminde %84 oy alarak tüm zamanların ön seçim rekorunu kırmıştım. Eğer bu ön seçimde %85’in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım. Burada tarihi bir fırsat var. Bu kaostan, bu türbülansan Cumhuriyet Halk Partisi yıpranarak değil, güçlenerek, şaha kalkarak, iktidara koşarak gidebilir, koşarak gidebilir. Bunun için aklıselimin harekete geçmesi lazım, aklıselimin harekete geçmesi lazım. Bakın, parti meclisi toplanacak, çoğunluk sizde yok. Vicdan hakim, partililik hakim; toplayamıyorsunuz, vazgeçiyorsunuz. AK Parti’nin önünün... partinin bayramlaşmasının bir kalabalık olabilmesi için yapılanları hep birlikte gördük, tekrar etmek istemiyorum, utanıyorum, kahroluyorum. TGRT’deki tipler...

"TGRT'DEKİ TİPLER BUTLANA VASİ ATANMIŞLAR"

Hatırlayın. Hepimize, hepimize, hepinize vakti geldiğinde her hakareti yapan, her haysiyet suikastını yapan TGRT’deki tipler butlana vasi atanmışlar. Partiye... partiye TGRT’den basın... basın sözcüsü, partiye TGRT’den basın danışmanı atamışlar. Adamın sadece ve sadece bir tek amacı var, bir tek amacı var: Cumhuriyet Halk Partisi’ni yıpratmak için günde iki kere, üç kere her türlü rezaleti göze alıyor, partiyi yerin dibine sokacak iftiralar atıyor. Cumhuriyet Halk Partisi bunları hak etmiyor, bunu size yaptırmayacağım!

ÖZGÜR ÖZEL'İN KONUŞMASINA SABOTAJ

CHP Lideri Özgür Özel konuşurken, elektrik kesildi. Özel'in ses sistemi çalışamadı. Özel, "Beklediğimizi yaptılar" dedi.

Jeneratörün devreye girmesi ile CHP Lideri Özel konuşmasına devam etti. Özel elektriğin kesilmesi hakkında şunları ifade etti:

"Değerli arkadaşlar, beklediğimizi yaptılar! Elektriği kestiler! jeneratör devrede! Bizim sesimizi asla kesemeyecekler! Bunlar... Bunlar niye başımıza geliyor derseniz; bu saldırılar, bu sabotajlar, bu yargı darbesi, bu görülmedik işler... Bir tek şey istenmiyor, bir tek şey isteniyor: Burada, Türkiye'de iktidara yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi değil, iktidarla yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi istiyorlar. Size ant olsun ki, yemin ederim ki iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğim! Asla! Türkiye'de yıllardır planlanan, yıllardır kurgulanan bir düzen var. Müesses nizam kendi siyaset kurgusunu bozmak istemiyor. O yüzden değişmeyen aktörleri, siyasetçileri millete dayatıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişimi, gençleşmeyi, kadınların önünün açılmasını, her yaştan kadroların genciyle, tecrübesiyle birbirini ezmeyen, birbirine güç veren anlayışla yaptıkları siyaseti hazmedemiyorlar, hazmedemiyorlar"

ÖZGÜR ÖZEL KONUŞTU

CHP Lideri Özgür Özel, Nazım Hikmet'in şiirinden dizlerle sözlerine başladı. "Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu. Önümüzde bakır taslar güneş dolu. Dostların arasındayız! Güneşin sofrasındayız!" diyen CHP Lideri Özel konuşuyor:

Mübarek Kurban Bayramı'nın son günündeyiz. Bugün buraya bayramlaşmaya, kucaklaşmaya ve helalleşmeye geldik. Bugün buraya yeniden birbirimize sarılmaya, yeniden umuda sarılmaya, hep beraber dostlarımıza birbirimizi... dost olmayanlara kararlılığımızı göstermeye geldik. (Hain Kılıçdaroğlu sloganları üzerine) Değerli Ankaralılar, sizi anlıyorum. Öfkenizi anlıyorum. Ancak bugün öfke sözleri değil; umudu yükseltmenin, umut sözlerini söylemenin, iktidar yürüyüşünü başlatmanın, "İktidar!" diye haykırmanın günüdür! 

Partimiz kurulduğu günden beri tarih boyunca, Sivas Kongresi'nden bugüne çok zor günler geçirdi. Mallarına el kondu. Partinin kapısı kapatıldı. Partinin genel başkanları hapse atıldı. İl başkanları suikaste uğradı, şehit edildi. Bu partiye her kötülük yapıldı ama hiç kimsenin gücü Cumhuriyet Halk Partisi'ne yetmedi! Tarihte ilk kez... Tarihte ilk kez Cumhurbaşkanlığında bir partinin genel başkanı otururken, 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken, hiç seçim kaybetmemişken; bu ses Cumhuriyet Halk Partisi, bir partili cumhurbaşkanını yendiği için, yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için, bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl Cumhuriyet Halk Partisi'nin umuduna, Türkiye'de seçimle iktidarı değiştirme umuduna, yani cumhuriyetin en büyük kazanımı sandığa müdahale etmekte, Türkiye'nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, kayyum getirmektedir!

"ÖZEL, KILIÇDAROĞLU MESELESİ DEĞİLDİR, ERDOĞAN..."

Değerli arkadaşlar. Keşke... Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi olsa. Keşke bu mesele parti içi bir tartışma olsa. Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir! Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir!

Değerli arkadaşlar, değerli arkadaşlar, meydan alabileceğini aldı, doldu taştı, yollar taştı, sesimizin gidemeyeceği mesafelere ulaştı. Bugün, bugün, bugün ses sistemi güçlü, daha güçlü bir otobüsümüz yok.

Bir telsiz mikrofonumuz yok. Bir binamız yok. Paramız yok. Ama başkalarında olmayan bir şey var; siz varsınız, siz varsınız, siz varsınız! Bir tarafta binalar... Bir tarafta size rağmen polisle, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kanunsuz emirleriyle, polisle ele geçirilen bina var. O binanın önünde AK Parti'den destekle, TGRT'den kampanyayla; önünde A Haber'in, TGRT'nin canlı yayın yaptığı, Türkiye'nin dört bir yanından parayla, gündüz tarlada çalışacak olanları dahi yevmiyesini verelim, yemeğini verelim, parasını verelim diye taşımayla, göstermelik bir cılız kalabalıkla meşruiyet arayışı var.

Bir tarafta milletin ta kendisi var, milletin ta kendisi var! O yüzden mukayese kabul etmez, kıyas kabul etmez; bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta partisine, ülkesine sahip çıkan milyonlar var. O yüzden şunu, şunu herkes bilsin: Biz, biz, ben değil, sadece biz değil, biz hepimiz Cumhuriyet Halk Partisi'ni 47 yıl sonra iktidar yapanlarız, birinci parti yapanlarız. Biz, biz Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden beri ilk kez yenen kadrolarız. Biz kaybeden, kaybetmeye alışmış CHP değil, kazanan CHP'yiz! Biz atanmış değiliz, biz seçilmiş CHP'yiz! Değerli arkadaşlar, herkes şunu adı gibi bilsin ki AK Parti asla demokratik bir seçimi bundan sonra kazanamayacağını biliyor, asla kazanamayacağını biliyor. Bu aziz milletin onları istemediğini biliyor.

Bu yüzden Türk milletinin iradesine karşı savaş açmış olanlar, AK Parti'nin kara düzenini savunanlardır. Geçen sene 19 Mart günü 15,5 milyon kişinin oy verdiği, 25 milyon kişinin imza verdiği Cumhurbaşkanı adayımız gözaltına alınıp tutuklandığında buna bir darbe demiştim ve bir yıldır hep birlikte 19 Mart darbesine direndik, direnmeye devam ediyoruz. Herkes şunu bilsin ki saldırı altında olan Cumhuriyet Halk Partisi değildir; milletin iktidarı değiştirme kararı saldırı altındadır, tüm demokratik sistem saldırı altındadır. İktidarı değiştirmek isteyen tüm siyasi partiler, onların seçmenleri saldırı altındadır. İşte bu yüzden bu meseleyi Cumhuriyet Halk Partisi'nin meselesi görmeyen, o atanma siyasetine direnen ve Cumhuriyet Halk Partisi'yle dayanışma gösteren tüm siyasi partiler tarihin en doğru yerinde durmaktadırlar."

MANSUR YAVAŞ KONUŞUYOR

Ankara Büyükşehir Başkanı Mansur Yavaş konuşuyor:

"Kıymetli hemşehrilerim, öncelikle hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramlar kırgınlıkların azaldığı, dayanışmanın güç kazandığı, insanların birbirini daha iyi dinlediği ve ortak değerlerde buluşabildiği müstesna zamanlardır.

Bayram birliktir, dayanışmadır, aynı sofrada bir araya gelebilmektir. Farklılıklarımıza rağmen ortak bir geleceğe inanabilmektir. Tam da böylesi günlerde ülkemizin ve partimizin içinden geçtiği sürece ilişkin bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyorum.

Bizler 2019 yılında göreve geldikten sonra, 25 yıllık bir yerel yönetimlerden sonra yapacağımız faaliyetlerle nasıl bir yönetim sisteminin mümkün olabileceğini, ülkenin yolsuzluk yapılmadan da yönetilebileceğini ispat etmek ve ancak bu yolla da iktidarın değiştirilebileceğine inanarak çalıştık. Ancak bildiğiniz gibi 2023'te yapılan seçimlerde umduğumuz sonucu alamadık.

Daha sonra yapılan seçimlerde partide bir değişiklik oldu ve yerel seçimlerden sonra parti ilk defa yüzde 38 gibi bir oya ulaştı, çok sayıda belediye kazandık.

Ankara'da da sizlerin desteğiyle yüzde 60'ın üzerinde bir oy alarak yaptığımız çalışmaların onaylandığını gördük. Şimdi bize düşen; bu kadar ekonominin kötü olduğu zamanda, insanlar neredeyse yiyecek ekmek bulamazken, iş bulamazken, öğrenciler gelecekten umudunu kesmişken ilk defa bir umut doğdu, iktidarı değiştirme umudu. Yerel yönetimler vasıtasıyla da daha iyi bir yönetim yapılabileceği konusunda insanları ikna ettik. Ve ben bütün konuşmalarında şunu söyledim: Yukarıdan aşağıya bu yönetimin değişmesini isteyen, iktidarın değişmesini isteyen, hukukun üstünlüğüne inanan, demokrasiye inanan herkesin bir araya gelmesini ve bir yumruk gibi olmasını istedim.

Bunun sonucunda da iktidarı değiştirip yeniden parlamenter sisteme, hukukun herkesin güvendiği bir şekle dönüştürülmesine ve Avrupa'daki bütün insanların hakkı neyse, insanca yaşama hakkına kavuşması ve bu yönde çalışmalar yaptık. Ortaya bir umut çıktı, iktidar da bunu gördü. Ve bunu görünce partiyi bölmek için çalışmalara başladı. Sonuç itibarıyla hem belediyelere yapılan operasyonlar hem de itibarsızlaştırma çalışmaları, partiyi bölme çalışmaları... Bugün bu nedenle bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüğüm için buradayım.

Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir.

Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa, siyaseti dahi bırakacağımı söyledim.

Bizim insanların umudunu yeşertmemiz gerekir, onların umudunu tüketmemiz değil. Çünkü önemli olan bu toplumun geleceğidir. Bizler Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu yüz yıllık bir partinin birlik ve bütünlüğünü savunduk. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynı kararlılıkla savunmayı sürdürüyoruz. Çünkü...

Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Bu ülkenin kurucu iradesidir. Demokrasi mücadelemizin en temel taşıyıcı unsurlarından biridir.

Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'ni zayıflatmaya, itibarsızlaştırmaya ve iç tartışmalar üzerinden yıpratmaya yönelik her girişim yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Bilelim ki bu girişimler Türkiye'nin demokratik birikimini hedef almaktadır. Cumhuriyetin değerlerini hedef almaktadır. Toplumsal umudu hedef almaktadır. 

Değerli hemşehrilerim, bu ülke kolay şartlarda kurulmadı. Bu cumhuriyet, savaş meydanlarında verilen mücadelelerle, yokluk içinde gösterilen fedakarlıklarla ve milletimizin ortak emeğiyle inşa edildi. Birlik ve bütünlük vurgusunu ısrarla yapmamızın temel nedeni de budur. Buradan yalnızca Cumhuriyet Halk Partililere değil; demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine inanan herkese çağrıda bulunuyorum.

Çünkü bugün ihtiyaç duyduğumuz şey birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. Farklı düşünebiliriz, farklı geleneklerden geliyor olabiliriz. Ancak hepimizin ortak sorumluluğu hukuku savunmak, demokratik kurumları korumak ve millet iradesine sahip çıkmaktır.

Türkiye'nin ihtiyacı parçalanmış bir muhalefet değil; birbirinin varlık hakkına saygı duyan, ortak değerlerde buluşabilen bütünleşik bir demokrasi anlayışıdır. Çünkü bu konu artık partilerin konusu olmuştur. Mesele çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir. Birlikte hareket etmezsek yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız. Hatta torunlarımız bile asla bizi affetmeyecektir.

Resmin büyüğünü hepimiz görmek durumundayız. Türkiye'de siyaset alanı daraltılıyorsa, demokratik kurumlar yıpratılıyorsa, seçilmiş iradeler tartışmalı hale getiriliyorsa, hukuk siyasetin konusu haline dönüştürülüyorsa, toplum kutuplaşma üzerinden yeniden şekillendirilmeye çalışılıyorsa... Bu durum doğrudan doğruya Cumhuriyet rejimine yönelmiş bir müdahale niteliği taşımaktadır.

Benim duruşum başından beri demokrasiden yana olmuştur. Bu nedenle çağrımı bir kez daha tekrar ediyorum; Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir!

Gelin... Bu süreci ortak akılla yönetelim. Çünkü bu konu artık kişiler arasında olmadığı açıkça anlaşılmıştır. Mesele Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren ve tüm iktidar değişimini isteyen milyonların ortak beklentisidir. Bırakın parti içinde bölünmeyi, tam tersine tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmaları başlatarak bu oyunu bozalım. Gelin, milyonlarca muhalifin iktidar yürüyüşünü hep birlikte kaldığımız yerden devam ettirelim. Bu bizim ortak sorumluluğumuzdur. Parti bu durumdayken televizyonun karşısına geçip kıs kıs gülenleri güldürmeyelim, hep birlikte bu oyunu bozalım!" 

 Konuşmasını bitiren Özel, destekçileri ile birlikte Anıtkabir'e gitti.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gündem Çeşme